Kayıtlar

Ekim, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

...Giryan

Resim
       ...Uçak!      Doğrulduğunda, etrafını çembere almış kobra yılanlarıyla karşılaştı. Şaşkın gözlerle var olduğu ana, göz göze geldiği sürüngenler… Tek kelime dahi edememişti.     Ne diyebilirdi ki. Oldu olası yılanlardan korkardı. Korkardı değil mi? Şu an hissettiği korkudan çok şaşkınlık ve aşinalıktı.       Aşinalık?      Neye?      Neden?           Ve işte sadık canavarıyla ilk karşılaşması... Ormanın derinliklerinden ona doğru koşar adım gelmişti. Yılanların arasından geçip elini uzatmıştı kibarca. Bedeni açık gri ve açık yeşil tonlarında pullu yılan desenine sahipti, saçları uzundu, bedeninin aksine gök beyazıydı. Göz bebeği sivrimsi ama içinin yeşilliği belli olacak irilikteydi. Çevresinde gördüğü yılanlarla insan bedeni karışımı gibiydi. Beyaz saçları omzundan aşağıya Ebrar’ın yüzüne kadar düşmüştü.           Tutmamış...

...RÂZ

Resim
    …Bir sene önce…    "Mor ve Ötesi- Cambaz"    Delice çalan alarma rağmen bebekler gibi uyuyan bir Ebrar yatakta… Hedef onu uyandırmak, saat altıyı on beş geçiyor. Hejin, Harun komiserin karşısında elinde telefon ‘’Uyan Ebrar uyan! Deli kız…’’ diye iç çekmekte. Harun baş komiser odasına çekilince Hejin hırkasını alıp arabasına geçti. ‘’Bu kızı mahvedeceğim. Annesi miyim onun ben? Bıktım uyandırmaktan! Hele bir elime geçireyim… Görevi bildiği halde nasıl uyur? Bir dakika, başına bir şey gelmiş olmasın? Yoksa…’’ yüklendi marşa, Hejin Ebrar’ın kapısına dayanmış, önce delice zile basmış sonra da kapıyı yumruklamaya başlamıştı. Ebrar’ımız ise çalan deli alarmı yeni idrak edebilmişti. Onu kapatmak için uzandığında kapının delice çalışını duydu. Gelenin Hejin olduğunu anlamış ve olanca hızla yataktan sıçramıştı. Bir haftadır giydiği kot pantolonu ve ter koktuğunu giydikten sonra anladığı gömleğini çıkarıp yeni bir tişört giymesi saniyeler almıştı. Silahı, te...

Tanışma.

Resim
  Hey! Hayaletlere inanır mısınız? -Ya! Betül konuşma şöyle gece uyuyamıyorum, lütfen. Kıvrımlı kahverengi saçlarını iki eliyle geri atıp elini içeceğine götürdü. Gözleri aralarına girdiği gizemini kaybetmeyen Ebrar’a gitti. Ebrar ise sadece elindeki bardağına odaklanmış ne içkisini içiyor ne de onları dinliyordu. Hejin içeceğini Ebrar’ın gözlerinin önüne getirip dikkatini dağıtmayı başarmıştı. Amaçsızca  -Hey hayalet! Uykun mu geldi? (küçük bir sırıtış) Ama hayaletler uyuyamaz ki...     Betül ve Hejin kahkahayı patlatmıştı kelimeler kulak zarına ulaşana kadar. Ebrar bakışlarını iki arkadaşına çevirdi, bardağını masaya koyup sandalyesine iyice yaslanıp onları izledi, dudaklarında anlamsız tebessüm...     Gece bitmişti, taksilere binip evlere yönelinmişti. Taksiye biner binmez pencereyi açtı Ebrar. Serin rüzgar yüzünü yıkıyordu. Üzerindeki sersemliği… Sabah erken kalkıp ekibe katılmalıydı ama günün yorgunluğu peşini bırakmıyordu. Birden Hejin’in yo...