BAŞKA


:) 

Bir şeyler yaşamanın şaşkınlığındayım. Geriye dönüp bakmayı sevenlerdenim. Pek tabii, inandığım kitabın bana öğretisi de bu. Ama...


Yaşamanın şaşkınlığındayım. “Asla” dememelerime rağmen cesaretime şapka çıkarıyorum.


Akışta olmanın farkındayım. Nereden nereye geldiğimizi görmekteyim. Görüyorum: Sevmeyi, sevilmeyi, özlenmeyi, özlemeyi... Duygular görünürmüş ya hani, bunu da öğrendim. Nice öğreneceklerimin olması, ekşi bir heyecan işliyor ruhuma. Kalbimin buruşuk hâline nazaran şen şakrak oluşunun açıklaması ne ola ki başka?


İstediklerimi yapmamamın pişmanlığında değilim. Kıymetimin farkındayım, kibir sanmayın sakın. Hürmetliyim kendime, oysa ki. “Hürmetsiz miydin?” diye sormayın. Kişi, kendisinde olur mu? Kendisini anlama çabası değil mi bu akış... Tanrı bahane. Bencilliğimizin örtüsü o. Aslında yüce olmak, belki de bu pembe sorularla kibrimizin utanılmadan giyilmesinin tek yolu.


Bir şeyler yapacağımın farkındayım. Yanımda olmak isteyenleri görmek, şimdi en büyük hedefim. Onların her hâlini sevmek; yanımda oldukları için memnun etmeyi istemek... “İyi ki” demelerinin sebebi olmak. Ve onların da “İyi ki” diyebileceklerini bilmek.


Bu sıralar duam başka. Bu sıralar endişem, neşem, korkum, hüznüm başka. Bu sıralar, değişimin acılarından haz almaktayım. Sakinim. Başka ne yapabilirim ki, sakin olmaktan başka?


Büyüyen benin, geçmişe baktığında tebessüm edişindeyim. O değişimin sancılarını yalnızca acı zanneden bana… Siyahın içindeki renkleri reddeden bana...


Büyümüşüm, demiş miydim? O renklerin her birini görmekte, onlara âşık olmaktayım. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GÜNLERDEN ON EKİM

Mit- son olan başlangıç.