Günlerden On Ekim. Tam otuz yıl önce, bugün çığlığım dünyada yankılanmaya başladı. Hâlâ uzaydaki abiler bu sesi dinlemekte. Varlığa gelince yokluk sabitlenmek ister. Baktı, olmayacak o iş; geldiğinin işaretini mıhlamaya çevirir isteğini. İspatlama çabasında geçecek bu ömrün mucizevi rakamına on yıl daha var. Kim bilir… Bir on yıl öncesinde nereye varacağımı düşünmeden ilerlemiş ben, on yıl sonrası için ne diyebilir ki? Ah, disiplinli ve planlı olmayı dileyen Ayşe... Disiplinsiz ve plansız gene iyi ilerledin. Neşeni söndüremediler. Duygularını sevmeyi öğrettiler, aksine. Platon, hakikat: Sevgiyi/iyiyle/aşkla tam varılandır der. Ayağım bu halden yere basan mecralara kaydı; şimdi tekrar gözümü sevgiye diktim. Hatırlıyorum o hakikat aşkını dilenişimi. Semada bir varlığın beni duyduğuna emin gözlerindeki yaşları, kalbinin harlanmasına vesile kılarak haykıran: “Kalplerde yakacağın aşkın maşası olmayı.” İnsan, gayesini bilip o yolda ölürse, tamlık hissi cennetidir derler… Demed...
Yorumlar
Yorum Gönder